Tarık Beyhan?

Evet… Mantıklı…

Kanlı Eller

(…)

Siz Tetiktekileri Çekersiniz
Başkaları ateş etsin diye
Sonra arkanıza yaslanıp
Seyredersiniz
Ölü sayısı artarken
Konağınızda saklanırsınız
Genç insanların kanları
Bedenlerinden akarken
Ve çamura karışırken.
(…)
Bob Dylan


Kambura demişler:  “Kamburunu düzeltelim, sen de diğer insanlar gibi dimdik yürü artık!” Kambur bakınmış insanlara, çektiği sıkıntıların öfkesiyle cevap vermiş sonra: “Beni düzeltmeyin, herkesi kambur yapın!”

*        *       *

İntikam istemek kolaydır. Hele ki intikam alınırken zarara uğramayacaksanız daha da bir kolaydır. Yaşadığı acıyı başkasına acı çektirerek dindirebileceğini zanneder insan. Kızdığı kişilerin kanını içmek, kalbini sökmek ister; ağzındaki kanın tadı kaybolmaya başladığında tekrar acısıyla baş başa kalır. Ağrı kesici gibidir intikam. Hiç bir sorunu çözmez, kısa bir süreliğine acıları dindirir sadece.

Kanımız yerde mi kalsın?

Kalsın! Hani kan davası çağ dışıydı? Halk yaptığında suç olan şeyi, bir kitle adına karar veren birileri yapınca suç olmuyor mu? Yıllardır süren bu savaşın kan davasından farkı nedir? Siz göze göz, dişe diş dedikçe geriye sadece dişsiz ve kör bir halk ve binlerce ölü kalacak.

Savaşın iki tarafı da bu kan davasında kaybettikleri askerlerine “şehit” diyorlar. Şehitlikle onurlandırarak ölen insanlarımızı görmezden gelmemizi bekliyorlar. Ama unutmasınlar ki bugün ölenler şehit, yaşayanlar her şeye şahit.

Hiç şüpheniz olmasın ki bu savaş bir gün bitecek. O zaman gençler, bugün inadına barış demeyenleri, iktidar, muhalefet, TSK, PKK ya da sade vatandaş ayırt etmeden, şahitlerin huzurunda bu savaşın sorumlusu ilan edecekler. Onlar kanlı ellerinizi saklamaya çalışıp “Barış için elimizden geleni yaptık” diyecekler. Gençler önemsemeyecekler ve soracaklar: “Savaşı devam ettirmeye gücü yeten elinizden, barış için bu kadarı mı geldi?”

Biz barışa yaklaştıkça savaş efendileri daha çok kan dökecekler. Bu sırada eline silahı alan, silah kullanımını destekleyen ya da bu olanları görmezden gelen herkesin eline Mutlu’nun, Ceylan’ın, Celal’in, Serap’ın, Bayram’ın, Sabahattin’in, Buse’nin kanı bulaşacak.

Barış için hiçbir şey yapamıyorsanız en azından şunları yapabilirsiniz:

Dininiz, diliniz, ırkınız ne olursa olsun; savaşın iki tarafına da destek olmazsınız, sivil itaatsizlik ve pasif direniş gösterirsiniz. Muhtaç olduğunuz kudret yüreğinizde ki insaniyette mevcuttur!

Posted in Blog.

Add a comment